Kanser Hücreleri Kemoterapiden Kurtulmak İçin Kış Uykusuna Yatar

Yeni araştırmalara göre kanser hücreleri, kemoterapi tedavisi gibi bir tehdit onlara saldırdığında ayılar gibi kış uykusuna yatabilirler . Bazı hayvanlar tarafından kullanılan taktiği, kaynakların yetersiz olduğu dönemlerde hayatta kalmak için benimsiyorlar.

Kanserin ilaç tedavilerinden nasıl kaçtığını ve nasıl karşı koyduğunu tam olarak bilmek, onu sonsuza dek yenmek için çalışmanın önemli bir parçasıdır, bu nedenle bu kış uykusu davranışını anlamak gelecekteki araştırmalarda çok önemli bir rol oynayabilir. Kanserler genellikle uykuda kaldıktan sonra veya tedaviyi takip eden birkaç yıl boyunca kaybolmuş gibi görünseler de daha sonra geri dönebilirler.

İnsan kolorektal kanser hücreleri üzerine yapılan araştırmalar, bunların düşük bakım gerektiren, “ilaca toleranslı persister” (DTP) durumuna yavaşlayabildiklerini ortaya çıkardı, bu da tedavideki bazı başarısızlıkları ve tümörlerin nüksetmesini açıklamaya yardımcı olacaktır.

Araştırmacılar tümör, yavaş bölünen bir duruma girebilen ve hayatta kalabilmek için enerji tasarrufu sağlayan bağımsız bir organizma gibi davranıyor diyor.

Zor koşullara dayanmak için yavaş bölünen bir duruma giren hayvan örnekleri vardır. Anlaşılan kanser hücreleri, hayatta kalmak için bu aynı stratejiyi ustalıkla seçmişler.

Araştırmacılar, bir petri kabında insan kolorektal kanser hücrelerini toplayarak ve hücreleri kemoterapiye maruz bırakarak, kolorektal kanser hücrelerinin, kemoterapi ilaçları varken koordineli bir şekilde aynı uyku durumuna geçtiğini gözlemlediler. Hücreler genişlemeyi bıraktı, bu da yaşamaya devam etmek için besinlerin çok azına ihtiyaç duydukları anlamına geliyor.

Bu gözlemlerle aynı zamanda küçük bir alt popülasyonun değil, tüm kanser hücrelerinin DTP’ler olmak için eşit güce sahip olduğu anlaşılıyor. Bu da, bu hayatta kalma stratejilerinin tüm kanser hücrelerinde görülebileceğini düşündürüyor.

Araştırmacılar ayrıca farklı farelerde kolorektal kanser hücrelerini kullandılar. Fareler belirli boyutlarda tümörler geliştirdikten sonra, araştırmacılar fareleri standart kemoterapi uygulamalarıyla tedavi ettiler. Bilim adamları, sekiz haftalık bir süre boyunca tedavi gören farelerde çok düşük tümör büyümesi gözlemledi. Ancak tedavi durduğunda, tümör büyümesi yeniden başladı.

Yeniden büyüme dönemine giren  tümörlerden alınan kanser hücreleri daha sonra farklı farelere aşılanmış ve tekrar tedavi edilmiştir. Yeniden büyüyen hücreler tedavilere duyarlı kaldılar ve büyümeleri durdu ve tedavi kesilince tekrar aynı şekilde başladı.

Bu DTP durumu, embriyonik diyapoz adı verilen ve fare embriyolarının kötü koşullarda hayatta kalma modu olarak , hazırda bekletme benzeri bir duruma çok benzer. Embriyonik diyapoz, fareler de dahil olmak üzere birçok hayvanın, çevresel koşullar daha uygun olana kadar embriyonik gelişimi duraklatmasını sağlar.

Burada kanser hücrelerinin benzer bir davranış sergilediği görülmüştür. DTP durumu ile embriyonik diyapoz arasındaki bir başka bağlantı, hücrelerin ihtiyaç duydukları besini bulmak için esasen kendilerini yedikleri otofaji adı verilen biyolojik bir mekanizmaya dayanmalarıdır. Otofaji, atıkları temizlemenin bir yolu olarak vücutta doğal olarak gerçekleşir, ancak bu durumda kanserler hayatta kalmak için onu kullanıyor.

Araştırmacılar, otofaji sürecini hedefleyerek ve engelleyerek, hazırda bekletme (veya DTP) durumunu kırabildiler ve kemoterapi ile kanser hücrelerini tamamen öldürebildiler. Bu, gelecekte geleneksel tedavilere dirençli olan kanser tümörleriyle mücadelede bir yaklaşım olabilir.

Burada amaçlanan şey kanser hücreleri henüz ilaçlara dirençli hale gelmeden, uykulu ve savunmasız dönemlerinde onları etkisiz hale getirmektir.

 

Araştırma Cell‘de yayınlandı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir