Kandaki Demir Seviyesi Yaşam Süremizi Etkiliyor

Geniş kapsamlı bir çalışma, kandaki demir seviyesinin insan ömrü üzerinde etkili olduğunu kanıtladı.

Yapılan araştırmada  1 milyondan  fazla insanın genetik bilgileri kullanıldı. Ayrıca, yaşlanmanın üç temel ölçütüne odaklandı: yaşam süresi, hastalıksız geçen yıllar  ve uzun ömürlülük .

Analizlerle, bu temel ölçütlerin genomun 10 anahtar bölgesiyle ilişkili olduğu ve  buradaki gen kümelerinin vücudun demiri nasıl metabolize ettiğiyle bağlantılı olduğu gösterildi.

Kısacası, kandaki  yüksek demir seviyeleri , daha erken ölme riskinin artmasıyla ilişkili görünüyordu. Araştırmacılar kandaki demir seviyesinin, sağlıklı geçen yılları azalttığını böylece yaşa bağlı vücut hasarının arttığını düşünüyor.

Demir metabolizması ile ilgili bulguların, çok yüksek seviyelerde demir açısından zengin kırmızı etin neden kalp hastalığı gibi yaşa bağlı durumlarla bağlantılı olduğunu da açıklamaya yardımcı olacağı düşünülüyor.

Genetiğin yaşam süresi ve sağlık süresi üzerinde yaklaşık yüzde 10’luk bir etkiye sahip olduğu düşünülüyor ve diğer faktörler (sigara içme veya içme alışkanlıklarınız gibi) ilgili genleri bulmayı ve anlamayı zorlaştırabiliyor. Bu noktada bu yeni çalışmanın önemi yeterince kapsamlı olmasıdır.

Araştırmacıların bulduğu genetik belirteçlerden beşi, daha önce genom düzeyinde önemli olarak vurgulanmamıştı. Bunlardan bazılarına APOE ve FOXO3 genleri dahil, geçmişte yaşlanma süreci ve insan sağlığı için önemli olarak belirlenmişti.

Araştırmacılar, yaşa bağlı hastalıklar ve iyi bilinen yaşlanma lokusları APOE ve FOXO3 arasındaki ilişkiden, insanın yaşlanma sürecini bir dereceye kadar anladıklarını düşünüyor.

Demir metabolizması ile olan bu ilişkiyi anlamak için hala çok erken olasa da, ileride kandaki demir seviyelerini düşürmek için tasarlanmış ilaçların hayatımızda önemli bir yer tutacağı düşünülüyor.

Genetiğin yanı sıra kandaki demir, çoğunlukla diyetle kontrol edilir ve Parkinson, karaciğer hastalığı da dahil bir kaç yaşa bağlı hastalıkla daha bağlantılıdır. Ayrıca, yaşlandıkça vücudumuzun enfeksiyonla mücadele etme yeteneğini de etkiler.

Almanya’daki Max Planck Yaşlanma Biyolojisi Enstitüsü’nde yaşlanmanın biyolojisini inceleyen araştırmacılar, yaşam süresi, sağlık süresi ve uzun ömürlülükle bağlantılı keşfedilen 10 genom bölgesinin daha ileri çalışmalar için heyecan verici adaylar olduğunu söylüyorlar.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir