COVID-19 Aşıları Hakkında Önemli Sorular ve Cevaplar

Bazı koronavirüs aşılarının deneylerdeki  başarısı, bizi pandeminin sonuna bir adım daha yaklaştırdı ve nihayet bir umut ışığımız oldu.

Ancak bu aşıların  dünyanın her yerindeki insanlara enjekte edildikten sonra nasıl çalışacaklarına dair hala çok önemli sorular var.

Aşı olsanız da, yine de enfekte olabilir ve başkalarına bulaştırabilir misiniz?

Cevap evet. Şimdiye kadar testleri geçen aşıların hiçbiri yüzde 100 etkili olmamıştır, bu nedenle aşılanmış bazı insanlar hala koronavirüse yakalanabilir.

Aslında aşı denemeleri, aşıların insanlara virüs bulaşmasını engelleyip engellemediğini test etmedi.  İnsanların hastalık semptomları geliştirmekten korunup korunmadığına odaklandı. Bu, aşılanmış kişilerin hala asemptomatik enfeksiyonlar geliştirip geliştiremeyeceğinin ve dolayısıyla virüsü başkalarına yaymaya devam edip edemeyeceğinin net olmadığı anlamına gelir.

Genel olarak, bazı aşılar hastalığın şiddetini azaltmada bulaşmayı azaltmaktan daha etkilidir. Bu erken COVID-19 aşılarının muhtemelen tümünün bulaşma üzerinde bir etkisi olsa da, bir aşının virüsün yayılmasını diğerine göre azaltmada ne kadar  iyi olduğu daha fazla gözlem gerektiriyor.

Bu aşılar ne işe yarıyor?

Bu aşılar, hastalığın şiddetinin yanı sıra, bir kişinin enfekte olması durumunda semptom geliştirme olasılığını azalttığı görülmektedir. Bu, insanları hastanelerden uzak tutmada, ölümleri önlemede ve belki de COVID-19’un bazı uzun vadeli yan etkilerini azaltmada yardımcı olabilir. Bunlar, bazı insanların  hastalık sonrası geliştirdiği kalp ve akciğer problemlerini içerir.

İdeal bir aşının bulaşma riskini büyük ölçüde azaltacağı doğrudur. Ama bu her zaman olmaz. Örneğin grip aşıları, özellikle bu aşılar her yıl dolaşan virüs türleriyle tam olarak eşleşmediğinde, tüm enfeksiyonlara karşı koruma sağlamayabilir. Diğer zamanlarda aşılar enfeksiyon olasılığını azaltır, ancak tam olarak ortadan kaldırmaz çünkü grip virüsleri hızlı bir şekilde mutasyona uğrar ve iyi eşleştirilmiş aşılar tarafından yapılan bağışıklık tepkilerinden kurtulabilir. Ancak kusurlu aşılar bile grip hastalıklarını daha az şiddetli hale getirebiliyor.

Maske ve sosyal mesafe aşılandıktan sonra da gerekecek mi?

Evet. Aşıyla indüklenen antikorların ve diğer bağışıklık tepkilerinin oluşması birkaç hafta sürer. Pfizer ve Moderna’nın aşıları ilk dozdan 21-28 gün sonra bir takviye dozu daha gerektiriyor. Yani aşıların sunduğu tam korumanın gelişmesi en az bir ay alacaktır.

Ayrıca aşılar mükemmel bir şekilde çalışmadığından ve enfeksiyonu ne ölçüde önledikleri henüz bilinmediğinden, aşılanmış bir kişinin virüsü kapıp başkalarına bulaştırması mümkün olacak.

Başka bir deyişle, insanların yine de maske takmaları, sosyal olarak uzaklaşmaları, ellerini yıkamaları ve özellikle kapalı alanlarda büyük toplantılardan kaçınmaları gerekecektir. Ayrıca herkesi aşılamak zaman alacaktır. Aşıların bulaşmayı ne kadar engellediği netleşene kadar başka güvenlik önlemlerine ihtiyaç duyulacağı düşünülüyor. 

Aşılar güvenli mi?

Şimdilik güvenli görünüyorlar. Yan etkilerinin çoğu,  aşının alınmasından sonraki ilk haftalar ila aylar arasında meydana gelir, bu nedenle şirketlerin acil kullanım izni için başvurmadan önce iki aylık güvenlik verilerine sahip olmaları istendi.

Klinik çalışmalarda toplanan veriler, aşıların yan etkilerinin ateş, baş ağrısı, kol ağrısı, enjeksiyon yerinde kızarıklık ve halsizlik hissini içerdiğini göstermektedir. Bu tür yan etkiler, diğer hastalıklar için onaylanmış aşılarda da zaten yaygındır.

Aşılar halka duyurulduktan sonra bile, hükümetlerin yetkilileri, sağlık kuruluşları ve üreticiler güvenlik verilerini toplamaya devam edecekler.

Birleşik Krallık’ta, iki sağlık çalışanı Pfizer’in aşısını aldıktan sonra alerjik reaksiyon gösterdi. Birleşik Krallık’taki sağlık yetkilileri artık “önemli” alerjik reaksiyon öyküsü olan kişilerin aşıyı almamalarını tavsiye ediyor. Fakat alerjik reaksiyonun aşının kendisinden ziyade aşı şişesindeki lateksin veya aşıdan sonra insanların kollarına yapıştırılan yara bandının bir sonucu olabileceği de düşünülüyor.

Çocuklar veya hamile kadınlar gibi gruplar ne zaman aşılanabilir?

Aşıların hiçbiri henüz 12 yaşın altındaki çocuklarda veya hamile kadınlarda test edilmemiştir, bu nedenle her iki grup da aşı sırasının sonlarında.

Araştırmacılar, hamile insanlarda test yapmadan önce aşıların üremeyi ve gelişimi nasıl etkileyebileceğine dair hayvan çalışmalarından veri almayı bekliyorlardı. Bazı şirketler şu anda bu tür çalışmaların sonuna yaklaştı ve yakında hamile kadınlarda aşılar test edilmeye başlanabilir.

Çocuklar için, araştırmacılar çoğunlukla aşıların ne kadar etkili olduğunu bulmayı bekliyorlardı. Artık en azından ilk aşılar semptomları önlemede yüksek etkinlik gösterdiğine göre, aşı yaptırmanın faydası muhtemel risklerden daha ağır basıyor ve bu da şirketlerin çocuklarda da test yapmalarını sağlıyor.

Bu aşılar sürü bağışıklığına ulaşmamıza yardımcı olabilir mi?

Bilim adamları, pandemiyi sona erdirmek için kaç kişinin virüse karşı bağışıklığa sahip olması gerektiğini hala araştırıyor. Tahminlerin çoğu, nüfusun yüzde 60 ila 80’i arasındadır, ancak bu noktaya ulaşmak için kaç kişinin aşılanması gerekeceği hala belirsizdir ve aşı etkinliğine bağlıdır. Çünkü  bazı aşılar daha etkiliyken bazıları daha az etkili, bu  bağışıklıkta potansiyel boşluklara sebep olabilir.

Yukarıda da belirttiğimiz gibi, bazı aşıların bulaşmayı nasıl etkilediği hala net değil. Bu aşılar bulaşmayı hiçbir şekilde engellemezse aşılama yoluyla sürü bağışıklığının sağlanması imkansız hale gelir. Ancak böyle bir senaryo çok düşük bir ihtimal: Aşılar örneğin hastalığın şiddetini düşürerek bir kişinin bulaşıcı virüsü tuttuğu gün sayısını azaltarak bulaşmayı azaltabilir. Şimdilik bilim adamları daha fazla veri bekliyor.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir