Biyologlar Dinozor Katili Kraterin Altındaki Antik Mikrobiyal Ekosistemleri Keşfediyor

Dünyada yaşam nasıl ortaya çıktı? Büyük çarpışmaların tekrar tekrar Dünya yüzeyini parçaladığı o çok uzak geçmişimizde nasıl hayatta kaldı? Bu etkiler, Dünya’yı okyanusların buharlaştığı ve atmosferin eriyen kayaların buharıyla dolduğu cehennem gibi bir yere çevirmişti. Bu şartlarda herhangi bir canlı nasıl hayatta kalabilirdi?

Aslında, aynı yıkıcı etkiler Dünya’nın erken dönem yaşamı için geniş bir yeraltı cenneti yaratmış olabilir. Mineral açısından zengin su ile dolu tüm bu parçalanmış yüzey ve çatlakların arasında ilkel yaşam, Dünya’daki yaşamı devam ettirmek için gerekli olan barınağı ve enerjiyi buldu. Ve kanıt, Dünya’daki en iyi bilinen yok oluş olayından geliyor: Chicxulub çarpışma olayı.

Yeni bir çalışma, Chicxulub kraterinin, mikrobiyal yaşam için bir sığınak sağlayabilecek muazzam bir yeraltı hidrotermal tünel ağına ev sahipliği yaptığına dair kanıtlar sunuyor.

Hadean çağında tekrar eden büyük çarpışmalar Dünya yüzeyini yaşanmaz hale getirirken, aynı durum kraterlerin altındaki bölge için muhtemelen geçerli değildi.

Bu yeni çalışmada , Uluslararası Okyanus Keşif Programı ve Uluslararası Kıta Bilimsel Sondaj Programından kanıtlar sunuluyor. Bu programlar ile Chicxulub kraterinden kaya çekirdekleri elde edildi. Spesifik olarak, bu çalışma 1,3 km (0,8 mil) derinliğindeki bir sondaj deliğinden çıkarılan yaklaşık 15.000 kilogramlık kaya örneğine dayanmaktadır. Araştırmacılar, örnekte framboid adı verilen çap olarak metrenin 10 milyonda biri olan minik pirit küreleri buldu. Pirit bir demir sülfür olduğundan, sülfür izotopları içerir. Bu izotoplar, framboid kürelerin mikroplar tarafından oluşturulduğunu ve bu mikropların, yeraltı ağından akan ısıtılmış mineral yüklü sıvıya uyarlanmış bir ekosistemin parçası olduğunu gösterdi. Bu ağ, Chicxulub kraterinin parçalanmış tepe halkasının altında mevcuttu. Hayatın sürekliliği için enerjiye ihtiyacı vardır ve bu mikrobiyal yaşam enerjisini kaya ve sıvılar sistemindeki kimyasal reaksiyonlardan almıştır. Sıvıdaki sülfatı sülfite dönüştürüldü ve bu daha sonra pirit olarak korundu. Bu antik termofilik mikroplar, derin okyanus hidrotermal bacalar ve Yellowstone Parkındaki kaplıcalar gibi günümüz Dünya’sındaki ekstrem ortamlarda bulunan termofilik mikroplara oldukça benzerdi. Bu sülfür kullanan organizmaların, çarpışmadan sonra 2,5 milyon yıl boyunca varlığını sürdürdüğünü ve Chicxulub altında bulunan organizmaların muhtemelen bu önceki organizmaların doğrudan soyundan geldiği düşünülüyor.

Chicxulub krateri, Hadean çağı kraterleri için tek makul örnektir. Dolayısıyla krater, yaşamın kökeni hipotezini geliştirmenin ve test etmenin önemli bir yoludur.

Yaşamın kökeni hipotezinin etkisini doğrulamak için yapılacak daha çok iş var. Her şeyden önce, Chicxulub kraterinden alınan örneklerin daha fazla çalışılması gerekiyor.

Kaynak: Sciencealert

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir