Mars kolonileri için insanlığın DNA’sında değişiklik yapmak gerekebilir

NASA’nın 2030’larda başlamak istediği Mars mürettebatlı görevleri, astronotlar için oldukça zor olacak ve onları birkaç yıl boyunca yüksek radyasyona, kemik kaybına neden olan mikro yer çekimine ve diğer tehlikelere maruz bırakacak. Yetkililer, bu öncülerin Dünya’ya geri dönebilmeleri için iyi bir durumda kalmaları gerektiğini söylüyor.

Ancak, eve gelmemeyi tercih edenler için farklı bir hikaye olabilir. Uzmanlar, Mars’ta veya kendi gezegenimizin ötesinde başka bir dünyada kalıcı olarak yerleşerek güvenli ve sağlıklı kalmak istiyorsak, insan türü olarak, türümüzün temel yapısında bazı değişiklikler yapmamız gerekebileceğini söylüyor.

Az Sonra?
Genetik olarak geliştirme, bilim kurgu romanlarının sayfalarıyla sınırlı kalmayabilir. Örneğin, bilim adamları tardigradların – uzay boşluğundaki vakum etkisinden bile kurtulabilen küçük, sevimli, ünlü ve sağlam hayvanlar – genlerini laboratuvardaki insan hücrelerine yerleştirdiler. New York’taki Cornell Üniversitesi Tıp Fakültesi Weill Cornell Medicine’de genetik uzmanı olan Christopher Mason, mühendislik ürünü hücrelerin radyasyona normal benzerlerinden daha büyük bir direnç gösterdiğini söyledi. Tardigradların ve radyasyona dayanıklı bakteri Deinococcus radiodurans gibi “ekstremofil” mikroorganizmaların, “biyolojide şaşırtıcı özelliklerin ve yeteneklerin harika, doğal bir rezervuarıdır” diye ekledi Mason.

Tardigrad Görsel Kaynağı: https://www.uihere.com/free-cliparts/tardigrade-micro-animal-vacuum-macrobiotus-sapiens-organism-flea-1618367

Bu özelliklerden yararlanmak, bir gün astronotların Mars’tan daha uzaklara, daha egzotik ve tehlikeli kozmik yerlere gitmesine izin verebilir.

Örneğin, buzlu kabuğunun altında büyük bir okyanusu barındıran Jüpiter’in uydusu Europa’ya mürettebatlı bir yolculuk şu anda söz konusu değil. Europa, çok soğuk olmasının yanı sıra, Jüpiter’in güçlü radyasyon kuşağının merkezinde yatar. Genetik mühendisliği en azından, güneş sisteminin yabancı yaşamı barındırmak için en iyi seçeneklerinden biri olarak kabul edilen Europa’ya astronotları gönderme olasılığını düşünmemize izin veriyor. ( Jovian uydusu NASA’nın robotik gezegen keşif programı için yüksek bir önceliktir. 2020’lerin ortalarında ajans, düzinelerce alçak uçuş sırasında ayın yaşanabilirliğini değerlendirecek olan Europa Clipper adlı bir misyon başlatacak. Kongre, NASA’ya şu anda bir konsept misyonu olarak kalmasına rağmen, robotik bir Europa inş aracı geliştirmesini de emretti.)

Sadece bizim için değil
Genetik mühendisliği sadece öncü astronotlar ve kolonicilerle sınırlı olmayacak. Sentetik biyolojideki son gelişmeler, “tasarımcı mikropların” kolonicilerin Kızıl Gezegende bir dayanak oluşturmasına yardımcı olduğu bir geleceği müjdeliyor. Bazı araştırmacılar ve keşif savunucuları Mars’ı dönüştürmek için ”tasarımcı mikropları” kullanmayı ve insanlar için çok daha rahat bir dünya yaratmayı öneriyor. Bu olasılık, özellikle Mars’ın geçmişte yaşama ev sahipliği yapmış olabileceğini ve bugün hala yeraltı göllerinde veya akiferlerde ev sahipliği yapabileceği düşünüldüğünde, büyük etik soruları ortaya çıkarmaktadır. (Radyasyondan korunma veya başka herhangi bir nedenden dolayı kendi genomlarımızı kalıcı olarak değiştirmek elbette bazı insanlara etik olarak yanlış gelebilir.)

Görsel Kaynağı: https://www.jpl.nasa.gov/news/news.php?feature=7422

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir